Sosyal Medya

Ali Koç: “Hain yaftası ayıp!”

Fenerbahçe başkan adayı Ali Koç, sarı-lacivertli kulübün Yüksek Divan Kurulu toplantısında hakkında ortaya atılan iddialara yanıt verdi. Şekip Mosturoğlu'nun açıklamalarının ardından yeniden kürsüye gelen Ali Koç bu kez çok sert ifadeler kullandı....

Fenerbahçe başkan adayı Ali Koç, sarı-lacivertli kulübün Yüksek Divan Kurulu ocak ayı olağan toplantısında açıklamalarda bulundu.

Ali Koç, kendisi hakkında çeşitli iddialar ortaya atıldığını ve bunları düzeltmek istediğini belirtirken özellikle mali tablo, Yargıtay’daki dava ve Mehmet Ali Aydınlar konusuna dikkat çekti.
6 sene boyunca yönetici olarak katıldığı toplantıya bugün başka bir sıfatla katılmanın heyecanını yaşadığını ifade eden Ali Koç, ”Adaylığımla ilgili bazı itiraf ve iddialarla ilgili konuşmak istiyorum. Yönetimden ayrıldıktan sonra gittiğim her yerde söz konusu Fenerbahçe olunca büyük bir sevgi ve beklenti ile karşılaştım. Bu beklentiye karşılık verememek de beni üzüyordu. 2015 yılında başkanımız Aziz Yıldırım’ın yönetim kuruluna girme davetine olumlu yanıt verememiştim. O dönemde başkanımızla yaptığım istişare sonucunda zamanı gelince elimi taşın altına koyacağımı belirtmiştim. Sürdürülemez mali yapı ve genel gidişat, adaylık için tahminimden önce adım atmama sebep oldu. Bu kararımdan sonra Yargıtay kararını neden beklemedin diyen insanlar oldu. Bu soruları da anlayışla karşılıyorum” diye konuştu.

Yargıtay kararının açıklanmasıyla sürecin bitmeyeceğini ve bunun bir üst mahkemesi olacağını tahmin ettiğini dile getiren Ali Koç, ”Bu durumun da senelerce sürebileceğini düşündüğüm için bu yola çıktım. Seçildiğimiz takdirde bu haklı davamıza sahip çıkacağımız, kulübün uğradığı zararın tazmini için elimizden geleni yapacağımızdan şüpheniz olmasın. Başkanımız, Silivri’de şike kumpası davasının çıkışında, kararlarımızda ve tasarruflarımızda Yargıtay kararının bir önemi kalmamıştır ifadesini hatırlatmak isterim. Başkanımızın bu tasarrufu da adaylık konusunda etkili oldu” şeklinde konuştu.
Kulübün içinde bulunduğu günü kurtarma anlayışı ile finansal dengesizlik ve borç sarmalının sürdürülemez noktaya geldiğini aktaran Ali Koç, ”Bu durum mali bağımsızlığı da tehlikeye soktuğu için adaylık kararı aldım. Bizlere konsolide raporlar sunulmadığı için finansal tablonun tamamını göremiyoruz. KAP’a açıklanan bağımsız denetim raporlarını incelemenizi önemle rica ederim. Tüzüğün 37’nci maddesinin İ bendinde, bizlere bu konsolide raporların sunulması gerektiği yazıyor. Biraz önce derneğin ve sportif A.Ş.’nin tarihleriyle ilgili bilgi verildi. Eğer tarihlerden dolayı bir açıklama yapamıyoruz denilirse, bu kabul edilebilir bir açıklama değildir. Tarihi seçimlerden birisine girerken, kazanmak için her yolun mübah anlayışında olunmadığı, şeffaf, adil, Fenerbahçemize yakışan ve diğer camialara örnek olacak, Fenerbahçe’nin kazandığı bir seçim yaşamak en büyük arzumuzdur” dedi.

“İŞTEN ÇIKARMA İDDİALARI ASILSIZ; AMATÖR BRANŞLARA DESTEK ARTACAK”

Ali Koç kendisi hakkında çıkan seçildiği takdirde bütün personeli işten çıkartacağı yönündeki söylemler ile ilgili olarak ise ”Bordrolu personelin oy kullanmasını sakıncalı buluyorum. İşini yapan motivasyonu yüksek hiçbir personelin kaygı duymasına gerek yok. Amatör branşlarla ilgili düşüncelerimi ifade ettim. Bunları kapatacağımızın iddiaları var. Tüm amatör branşlara olan destek daha da artacaktır. Başkanımız ve yönetimimiz amatör branşlarda bize büyük mutluluklar yaşattılar. Diğer kulüplere göre çok öndeyiz ve bu liderliğimiz de devam edecektir. Buna 2 şube daha eklemek istiyoruz. Birisi engelliler şubesi, diğeri de geleceğin sporu olan e-spor. Bu hikayeleri yayarak kulüp personeli ve sporcuları kulüp siyasetine alet etmek adil değildir. Bila bedel üye yapılması ve üyelerin aidatlarının kulüp tarafından ödenmesi konusu. Bu konuda kulüp personellerinin ailelerinin hedeflenmesi son derece sakıncalıdır” dedi.

“4’ÜNCÜ YILDIZ ÇOK ÖNEMLİ”

Ali Koç, ekibinin Mehmet Ali Aydınlar ile görüştüğü yönündeki iddialar ile ilgili olarak şu ifadeleri kullandı: ”Bu iddia doğru değildir. Ne şahsım ne de ekibimden bir kişi kendisiyle görüşmemiştir. 1 Kasım 2013’te kendisiyle ilgili ne söylediysem arkasındayım. O günden bu güne belki çok şey değişti ama benim fikrim değişmedi. Benim ve ekibimin reklam filminin FBTV’de gösterilmesi reddedildi diye bir haber var. Bu da yalan. Bizim bir başvurumuz olmadı, ama ilerleyen dönemde olacaktır. Bugün 2015’teki kararlığımın yanında daha fazla heyecan ve motivasyonla karşınızdayım. Bu yolda ilerlemek için çok haklı nedenlerimiz var. Değerli oylarınız milyonları temsil edecek. Bu tarihi seçime katılarak bu seçim bir parçası olmanızı rica ederim. Fenerbahçe’nin artık tekrar omuz omuza vererek, Türk sporunun lokomotifi, kuralları değiştiren, ezber bozan bir kulüp olması için yeni bir yolculuğa çıkmasının tam zamanıdır. Bu camianın büyükleri olarak sizlere büyük iş düşmektedir. Bu değişimi hep beraber hareket ederek yapabiliriz. Her türlü maksatlı yaklaşımdan uzak duruyoruz. Ancak unutmayın ki, tango yapmak için 2 kişi gereklidir. Seçim süreci tartışmaları, şampiyonluk yolunda çok önemli değildir. Önemli olan çubuklunun her branşta şampiyon olmasıdır. Futbolda da bu sezon 4’üncü yıldızı takmak çok önemlidir. Hepimiz takımlarımıza odaklanalım. Yarın alacağımız 3 puanla artık dönüşü olmayan bir yola gireceğimize ve sadece takımımızı destekleyerek büyük başarılarla sezonu bitireceğimize inanıyorum.”

Ali Koç, konuşmasını “Kalpler beraber” sözüyle tamamladı ve salonda bulunan Divan Kurulu üyelerinden büyük alkış aldı.

Şekip Mosturoğlu’nun ifadelerinden sonra cevap vermek için tekrar kürsüye çıkan Ali Koç çarpıcı ifadeler kullandı.

“ŞEKİP MOSTUROĞLU BENİ ÇOK İYİ TANIRSIN…”

Sayın Şekip Mosturoğlu, sen beni çok iyi tanırsın. Benim içim dışım bir.  Söylenecek şeyleri üçüncü şahıslara söyletmem. Ben lafımı kendim söylerim. Taşere etmem. Başkalarına söyletmem. Açık ve netimdir. Bana ‘Hesapları kapatın’ diyorsunuz. Şu odadaki bütün insanların içinde, söylediğini en iyi bilen sensin. Haber yaptırma, troller kullanma, belli başlı gazeteciler üzerinden gündem yaratma konusunu benden çok çok iyi biliyorsunuz sayın Şekip Mosturoğlu.”

“FB TV’ye ihtiyacımız yok dediniz, yine Twitter hesapları dediniz. Benim FB TV’ye ihtiyacım olup olmaması değil. Fenerbahçe’nin başkanlığına aday biri olarak, bir şey yapacaksam FB TV’de yapmayı tercih ederim. Olmazsa da ana mecralara kaymam. Mağduriyet yaratmaya ihtiyacımız yok. Siz oraya reklam verirsiniz, buraya reklam verirsiniz söylemlerini küçük buluyorum.”

“Gözlerinizin içine bakarak söylüyorum Şekip Bey. Kulüpte yoğun bir şekilde yeni üye kazandırma konusunda bir çalışma yok diyorsanız ya çift kişiliğiniz var ya da başka bir şey. Bugün bize gelip beni eşimi oğlumu üye yaptılar diyorlar. Oyumu bana vereceksiniz diyorsunuz. Bu doğru değil. Aidatımı ödemeye gittim ama ödenmiş diyen üye de var. Hayret ediyorum. Koç Holding’den üyeler geliyor diyorsunuz. Geliyorsa kendi parasıyla yapar. Sapla samanı karıştırmayın. Ne demek istediğimi gayet iyi biliyorsunuz.”

“Tek aday sizsiniz diyorsunuz. Tarihe baktığımız zaman da başkanımız tarz olarak da hep son dönemeçte açıklamıştır. Karşıda rakip olsun olmasın, bu bir tarz meselesidir. Bu demek değildir ki tek aday vardır. Komiteler kurulmuştur, bu benim hoşuma giden bir durum. Gerçekten bakış açımızın çok farklı olduğunu düşünüyorum. Sağlıklı bir tartışma ortam, farklı vizyonlar bu camianın çıkarınadır. Ne kadar çok tartışırsak doğruyu bulmakta daha çok şansımız olur. Keşke bir taraftar komitesi de koysaydınız. Belki taraftarımızla daha çabuk iletişim sağlardık. Ama bana mağduriyet falan demeyin. Kimse kimseyi kandırmasın.”

“HAYATIMDA 2 KEZ AĞLADIM!”

“Ben personelim oyunu satar demiyorum. Ama personel bu kadar seçim ortamına sokulursa asıl burada sapla samanı karıştırıyoruz. Ne gerek var bunlara, ailenin 2 bin liraya üye yapılmasına. Gözümüzün üstünde kaşımız varken, aslında ‘O zaman kaçtın, şimdi niye döndün’ demek istiyordun. Ben kaçmadım. Sen değil misin ailene, çocuğuna nasıl sahip çıktığımı anlatan? 3 Temmuz’dan sonra kaçtığımı ima etmeniz… Ayıp ya. 3 Temmuz’dan sonra benim kaçtığımı iddia ediyorsunuz. Siz değil miydiniz ‘Eşime, aileme sahip çıktınız’ diyen! Bunları söylerken ağzım titriyor!”

“Hayatımda 2 kez ağladım. Belki bugün de ağlarım. Aziz Yıldırım’ın eşyaları kulüpte toplanırken ağlamıştım. Yemin etmiştim o gün, ‘1 saatte olsa Aziz başkanım tekrar buraya gelecek’ demiştim. 3 Temmuz’dan 12-13 gün sonra kulübe geldim. Yönetim girişinden girdim. Her taraf kutu dolu. Bir taşınma hali var. Yukarı çıktım ne oluyor dedim. Başkan talimat verdi eşyalarını çıkarttırıyor dedi. O günü unutamıyorum. 1 saat dahi olsa Başkan buraya gelecek dedim. Geldi. Burdasınız. Sakın ha sakın benim 3 Temmuz’dan sonra kaçtığımı ima etmeyin. Asıl vefasızlık budur. Ayrıldıktan sonra da elimden geleni yapmaya çalıştım. Sonra şartlar değişti, aday oldum.”

“Başkanım lütfen size karşı vefasızlık yaptığımı söyleyenlere kulak asmayın. Sakın benim 3 Temmuz’da kaçtığımı söylemeyin. Benim gibi bir insanı ‘hain’ sıfatına sokmak ne demek? Hepimiz Fenerbahçeliyiz. Burada kavga, gürültü, nefret ortamı yaratmak, benim gibi bir insanı hain durumuna sokmak… Akıl sır erdiremiyorum. Hepimiz aynı gemideyiz. Benim gibi bir insanı Fenerbahçe haini sokmak, buna akıl sır erdiremiyorum. Fikirlere katılır katılmazsınız, hepimiz Fenerbahçeliyiz. Önemli olan Fenerbahçedir. Herkes bunu istiyor. Buraya çıkıp dava arkadaşlığı yaptığımız, omuz omuza verdiğim insanlara cevap verdim, üzülüyorum, mecbur bıraktınız.”

Benzer Haberler

BENZER HABERLER