Galeri
Galeri
Güncel
Çok Okunanlar
Çok Okunanlar
  • Fenerbahçe Final Four’da

    Turkish Airlines Euroleague Play-off üçüncü maçınca Fenerbahçe deplasmanda 2 kez devirdiği rakibine kendi evinde de hiç şans tanımadı ve 79-61 gibi net bir skorla adını Final Four’a yazdırdı.

    Sabreden derviş, muradına ermiş atasözünün bu sezonki sözlük karşılığı kesinlikle Fenerbahçe’ydi. Aralık ayından itibaren günlerin, haftaların çabucak geçmesini bir an önce FinalFour’a kalmayı isteyen bir takım vardı. Ve sezon başından beri hayal ettikleri şampiyonluk hedefine artık iki maç uzağındalar!

    Fenerbahçe ve Türk basketbolu adına çok önemli maçlarından birisiydi, art arda üç kez FinalFour’a çıkan ilk Türk takımı unvanını elde etti. İstikrar çok önemli, belki bir kez bu kupayı kazanıp bir daha asla o noktalara çıkamamak yerine istikrarlı bir şekilde ilerlemek; basketbol kültürü oluşumuna katkı sağlar. Bu yolda kat ettiğin doğru mesafe ilerleyen zamanlar içerisinde tepede hem kalıcı olmayı hem de kupalar kazanma adına sağlam temeller atılmasına katkısı olur, tıpkı şuanki Fenerbahçe takımının içinde bulunduğu durum gibi…

    Üçüncü kez FinalFour oynayacak olan Fenerbahçe’nin bu kez diğer senelere göre bir artısı daha var; bu sefer öz bilincinin yerinde olması mutlaka fark yaratacaktır. Bir nevi panik buton’una basmak yerine en zor anlarda pragmatik çözüme gitme eğilimi denebilir. Kazandığı bu tecrübeyi kesinlikle Final Four’da hissettirecektir.

    Maça değinecek olursak; kazanma yolunda bir şeyleri değiştirmesi gereken taraf deplasman ekibiydi. Coach Pascual Mike James ve Gist ile başlamayı tercih etti. Aslında maç biraz sıkıntılı başlamıştı. 24 saniyeyi efektif kullanmak adına sahayı erken geçip hücumda erken pozisyon aldılar ve bu onların topu iyi dolaştırmasına sebep oldu. Topun iyi dolaşması savunmadaki eşleşmeleri ve düzeni bozarak sayılar buldu. Tepede özellikle Singleton-Calathes ikilisinin Bogdanovic’e ikili sıkıştırmalar getirerek ritim bulmasına izin vermediler. Fenerbahçe adına yapılan top kayıpları da skorun dengeli gitmesine neden oldu. Obradovic tıkanıklığı gidermek adına Sloukas ve Udoh ekseninde top paylaşımına gidildi. Skor bulmada sorun yaşamayan Sarı-lacivertliler bir türlü savunma güdüsünü harekete geçiremedi. Bogdanovic hücumda sayı katkısı veremediği anlarda takım arkadaşlarını oyunun içine dahil etmesini bildi. Bir pozisyon var ki dikkatle temas edilmesi gerekilen; Sırp oyuncunun sol forvette boş üçlük atış imkanı varken dipte kendi gibi müsait olan Nunnally’e yaptığı ikram takdire şayan bir hareketti.

    Dengede giden maçı iki uzuna dönerek skor farkını lehine çevirmesini bildi. İlerleyen dakikalarda üç uzuna dönen Fenerbahçe, Datome’den aldığı katkıyla beraber farkı açmaya başladı. Farkın açılıp, kapanma anlarında Mike James ile oyuna tutunmaya çalıştılar. Mike James’in birebirlerinden sayılar bulmasına rağmen, coach Pascual’in esas istediği hücum 5 oyuncusunun da şut atabilme özelliğine güvenerek penetre sonrası oluşacak pozisyona göre boş adamı bulmaktı. Fakat burada şanslı olduğumuzu söylemekte fayda var, şutlar girseydi maç daha zorlu geçebilirdi.

    Maç bitime yaklaşırken farkı belirli bantlarda tutmasını bilen temsilcimiz Fenerbahçe, indirici hamleleri sona saklamıştı. Savunmada içselleştirdiği sertliğe ulaşan Sarı-lacivertliler, hücumu Dixon ve Bogdanovic’e teslim etti. Bu dakikadan itibaren dakikaların azaldığını gören Panathinaikos SuperFoods oyuncuları moral ve motivasyon olarak tükendiler. Adeta karaya çarpmış gemi gibiydiler ve aldıkları hasar her saniye daha da büyüdü. Bogdanovic ve Dixon’ın skorda maça koyduğu ağırlık rahat bir galibiyetin ve beklenen FinalFour’un habercisi oldu. Temsilcimiz Fenerbahçe’yi can-ı gönülden tebrik ederim, darısı Anadolu Efes ve Darüşşafaka Doğuş’un başına. Temsilcilerimize şimdiden başarılar dilerim.

    iltuysuz@gmail.com

Copyright © 2017 Gamaspor          Künye | Gizlilik Sözleşmesi | Kullanım Koşulları | İletişim
efsanebahis
safirbet
turnuvabet
elexbet