Galeri
Galeri
Güncel
Çok Okunanlar
Çok Okunanlar
  • Ne büyüksün Ekpe Udoh!

    Editörümüz Arifcan Yazgaç, Fenerbahçe'nin Real Madrid zaferini ve final şansını değerlendirdi.

    Her şey aksayabilirdi Real Madrid karşısında Fenerbahçe için bir şey hariç: Savunma… Sadece, sezon genelinde yapılan savunmanın maçın 35-36 dakikalık bölümüne yayılması bile birçok parametrede sarı-lacivertlileri 1-2 adım öne taşıyordu. Ve görev başarı ile tamamlandı.

    Real Madrid’in “Bogdanovic atmasın da kim atarsa atsın” anlayışı ile başladığı ve Sırp yıldızı şok ikili sıkıştırmalarla zorlamaya çalıştığı ilk çeyrekte tüm parçalar makine düzeniyle işledi. Belki Bogdanovic sıkıştı ama Udoh 2 asistiyle boş şutları arkadaşlarına hazırladı. Sezonun tamamında beklenenin altında kalan Vesely, 6 sayısı ile öne çıktı Kalinic de tıpkı Panathinaikos serisindeki gibi riske edilen ceza şutlarını soktu.

    İlk çeyrekte aksayan tek unsur ise Sergio Llull’ün savunmasıydı. İspanyol yıldızı Bogdanovic ile savunmayı düşündü Obradovic. Ama Real Madrid’in ilk periyottaki 13 sayısının 11’inin İspanyol yıldızdan gelmesi Fenerbahçe için çok da sorun değildi. Çünkü Randolph, Ayon, Doncic gibi isimlerin devreye girmesinin önüne geçilmiş, maçın metronomunu da daha en başından Fenerbahçe ayarlar olmuştu. Bunda da en önemli faktör Udoh’un pota altını karartmasıydı.

    İkinci çeyrekte de ilk 4 dakikada Llull’un da kenarda olmasıyla Real Madrid hücumu hiç organize olamadı. Ama işin doğrusu Fenerbahçe de bu bölümü “vurup geçmek” anlamında iyi değerlendiremedi. Sergio Llull’un oyuna girmesiyle Real Madrid 1 dakikada 8-0’lık bir seri yakaladı ve çift hanelere çıkan farkı eritti. Bu serinin yakalandığı dönemde Udoh’un kenarda olması tesadüf değildi. Çünkü Real’in istediği tempoya ulaşması; net ribaund almaktan geçiyor. Udoh, maçın ilk bölümünde hücum ribaundlarını alamasa da rakibinin net ribaund almasını da engelliyordu. Ancak onun kenarda olduğu bölüm Real Madrid’in geçiş oyunlarına olanak sağlayınca coach Obradovic de onu fazla kenarda tutmadı. Üstelik bir hamle değişikliği daha geldi tecrübeli coachtan. Llull’ün savunmasını Bogdanovic’ten Kalinic’e verdi. Bu, hem Fenerbahçe’nin 1 numaralı hücum liderinin hücuma daha diri gelmesine hem de organizasyonu daha rahat yapabilmesine neden oldu. Kontrol elden kaçtığı dönemde yapılan bu hamleyle Fenerbahçe bir kez daha istediği ritmi buldu. 44-34 biten ilk yarıda Sergio Llull’ün 19 sayısı göze çarparken Fenerbahçe’nin 44 sayısının 7 oyuncuya dağılması işlerin büyük ölçüde yolunda gittiğini gösteriyordu. Oyunu kontrol edebilmesi için pozisyon sayısını artırması gereken Real Madrid’in 26, Fenerbahçe’nin ise 30 şut kullanmış olması, temsilcimizin 16 basketinin 12’sinin; Real Madrid’in ise 10 basketinin sadece 5’inin asist üzerinden gelmiş olması Fenerbahçe’nin ilk yarıda artı hanelerinde yazıyordu.

    Üçüncü periyodun kırılma anı ise Udoh ile Ayon arasındaki ufak sürtüşme oldu. İlk yarıda Rudy Fernandez’in klasikleşmiş ‘çirkefliğiyle’ oyuna psikolojik olarak tutunan Real, aynısını bu sefer Meksikalı uzundan denedi ancak hem Ayon hem de Real hayatının hatasını yaptı. Zira; Udoh bu bölümden itibaren aistleri ve sayılarıyla periyoda damga vurdu, dahası her basketinden ya da yaptığı olumlu hareketten sonra ya saha içinde ya da benchte bulunan Ayon’a mesaj gönderdi. Udoh’a 1 milyon Euro’luk bonservisini özellikle her Real Madrid maçında hak ettiğini gösteren Kalinic’in de savunma ve hücumdaki etkinliği eklenince; periyotta bir ara 15 sayıya (52-37) kadar farkı çıkartan sarı-lacivertliler son periyoda da 63-50 önde girdi. Şapkadan çıkan tavşan ise ilk 3 çeyrekte Udoh’un 7 asist yapmasıydı.

    Karar periyodunda ise yine “vurup geçme” şansını yakaladı sarı-lacivertliler. Bu sefer sahne alan Sloukas’ın etkili oyunuyla 66-52 ile öne geçen Fenerbahçe maçı koparmak için art arda 4 üçlük atışı denedi ama başarılı olamadı. Bu sabırsızlığa tekrar maçına içine girerek cevap verdi Real Madrid. Obradovic’in molası sonrası ise Ekpe Udoh gerçekten ne kadar büyük oyuncu olduğunu bir kez daha kanıtladı. Belki sezonun MVP’si büyük olasılıkla Sergio Llull seçilecek ama Udoh adeta “Benim ödülle işim olmaz” dedi tüm Euroleague’e.. Savunmayı ve hücumu anında toparladı yıldız basketbolcu. Real Madrid’in son çare olarak denediği 1-3-1 alan savunması da en iyi şekilde cezalandırıldı. Ve Fenerbahçe skorborddaki 84-75’lik skorla tribündeki binlerce taraftarıyla ve dillerdeki “İzmir Marşı’yla üst üste ikinci kez finale çıktı.

    Şimdi rakip Olympiakos. Aslında belki de Final Four’un en az şans tanınan takımıydı. Evet, Yunan oyuncu temeline rotayonunu kurmuş inatçı kimlikleriyle nam salmış Olympiakos elbette tehlikeli bir ekip. Ama coach Obradovic’in de “En büyük silahımız daha önceki Final Four’lardaki deneyimlerimiz” diyerek anlattığı gibi…. Fenerbahçe bu noktaya büyüyerek geldi. Artık en üst noktayı hak ettiğini gösterdi. Ve bu sefer olacak gibi…

    Maçın yıldızı – Ekpe Udoh: 39 dakika 18 sayı, 12 ribaund, 8 asist, 2 blok, 1 top çalma

    X Factor – Nikola Kalinic: 39 dakika 12 sayı, 6 ribaund, 6 asist, 4 top çalma, 1 blok

    Hayal kırıklığı – Luka Doncic: 18 dakika 0 sayı, 2 ribaund, 3 asist, 3 top kaybı

    Teselli ikramiyesi – Sergio Llull: 37 dakika 28 sayı, 8 asist, 4 top kaybı

Copyright © 2017 Gamaspor          Künye | Gizlilik Sözleşmesi | Kullanım Koşulları | İletişim
hilbet
hilbet
hilbet
hilbet giriş
hilbet