Kaan Bora

Hollanda ekolü Fenerbahçe'yi kurtarır mı?

Büyük kadro yatırımına rağmen geçen sezonu Beşiktaş’ın ardından tamamlayan Fenerbahçe bu başarısızlığın ana nedeni olduğu apaçık ortada olan Vitor Pereira ile devam kararının sonucuna Monaco’ya elenerek katlanmak zorunda kaldı. Burada “Fransız ekibini geçseler bile play-off’ta elenirler” görüşü yaygın olarak hakimdi ve bu haklı bir öngörüydü. Çünkü Portekizli teknik adamın futbol anlayışı ile Avrupa futbolunda söz sahibi ülkelerin temsilcisi olan iki kalburüstü rakibi saf dışı bırakıp Şampiyonlar Ligi’ne kalmak bu mantaliteyle pek mümkün gözükmüyordu. Ancak şunu da göz önüne almak lazım… Stade de Louis’de bitiş düdüğü çalar çalmaz “Bu Monaco bir sonraki turu geçemez” söylemleri ortaya atıldı. Ancak kırmızı-beyazlılar, İspanyol futbolunun kendi küçük işlevi büyük temsilcisi Villarreal’i geçerek, gruplara adını yazdırdı. Monaco belki de İspanyol ekibini eleyecek kalitede değildi. Ancak Villarreal’in geçen sezonki başarısında ve yeniden ayağa kalkmasında büyük rol oynayan Marcelino’nun play-off öncesindeki şok istifası Fransızlar’ın ekmeğine yağ sürdü. Neyse biz konumuza gelelim…

Monaco hüsranı sonrası Pererira’nın savunulacak bir durumu kalmayınca belki de 5-6 ay önce yapılması gereken bir hamleyle kendisiyle yollar ayrıldı. Ligin başlayacak olması ve kapıdaki Grasshoppers maçının getirdiği panikle midir bilinmez ama bir an önce bir hamle yapması gereken Fenerbahçe Yönetimi, beklenmedik bir kararla Dick Advocaat’la sözleşme imzaladı. Bu oldukça şaşırtıcı bir gelişmeydi. Çünkü ilerlemiş yaşı nedeniyle inzivaya çekilen ve Hollanda Milli Takımı’nda Dany Blind’in yardımcılığı gibi pasif bir görevi kabullenen 68 yaşındaki teknik adamın böyle bir teklifi kabul etmesi sürprizdi ama F.Bahçe Yönetimi’nin bu ismi takımın başına getirmesi daha şaşırtıcıydı. Aziz Yıldırım bir televizyon programında Advocaat’ın geliş süreciyle ilgili yaptığı açıklamada Hollandalı çalıştırıcının ‘rica, minnet’ takımın başına geçtiğini söyledi.

Portekizli’nin yaşattığı yıkımın izlerini silebilmek için yapılan tercih, ‘F.Bahçe’ye ne getirir’in analizini yaparken akla ilk gelen sorular şunlardır: Dünya futbolunda bariz bir gerileme içinde olan Hollanda’dan artık gazı kaçan 68 yaşındaki bir çalıştırıcıyı takımın başına getirmek ne kadar akılcıdır? Kaldı ki bu Hollanda, Avrupa haritasındaki ülkelerin neredeyse yarı sayısı olan 24 takımın katıldığı Avrupa Şampiyonası’na Ay-Yıldızlı ekibimizin de bulunduğu grupta 3. dahi olamayarak gidememiştir. Bir zamanlar kupaları kasıp kavuran Hollanda kulüpleri gözle görülür bir çöküş içindedir. Bunun son örneği tarihinde ilk kez Şampiyonlar Ligi’ne katılan Rostov deplasmanında 4’lük olan efsanevi kulüp Ajax’ın düştüğü durumdur. Ayrıca Hollanda futbolunda teknik adam problemi görülmektedir. Manu’da deyim yerindeyse madara olan Van Gaal başta olmak üzere Avrupa’nın bu sempatik futbol ülkesinde yetişen antrenör ve teknik direktörler dünya futbolunda söz sahibi olma özelliklerini yitirmektedirler. Ayrıca iki denemede bulunan Hiddink örneğinde olduğu gibi Hollandalı teknik adamların hakim olduğu mantalitenin Türk futbolunun kimyasıyla pek uyuşmadığı da bir gerçektir. Hollanda futbol jenerasyonu da tıkanmış durumdadır. Türkiye’de son demlerini geçiren Van Persieler, Sneijderler’den sonra altyapıdan yeni yetenek gelmemektedir.

Tüm bu faktörler göz önüne alındığında bu ekolden gelen bir teknik adamdan ‘rica ve minnet’ ile bir şeyler beklemek, Yanal’dan sonra teknik direktörden dolayı tribünde sinir krizi geçiren Fenerbahçe taraftarı için yeni bir eziyete dönüşebilir. Peki tüm bunların yanı sıra Advocaat’ın yaptığı hiç iyi iş yok mu, diye sorulabilir. Tabi ki var… Yaklaşık 40 yıldır teknik adamlık yapan, 8 farklı ülkede takım çalıştıran ve birçok şampiyonluk ile kupa kazanan, uluslararası başarısı bulunan bir futbol tecrübesini bir kelamla kenara atamayız. Ancak Fenerbahçe için kurtarıcı olabilir mi, işte burası büyük bir muammadır. Her şeye rağmen Pereira’dan daha iyi işler çıkarıp en azından daha pozitif futbol oynatması muhtemeldir. Ancak bu yıl daha büyük bir çekişmeye sahne olması beklenen ligde ve Avrupa Ligi’nde başarı için Advocaat’ın nefesi ne kadar yetecektir. Belki de hiçbir futbol ikliminde maruz kalmadığı baskıyla Fenerbahçe’de karşılaşması muhtemel olan 68 yaşındaki Hollandalı’nın bu yükü kaldırıp, kaldıramayacağını da zaman gösterecektir.