İlker Tosun

Kocaman Çınar

Eski oyuncuların çoğunlukta olduğu, hafif de "yenemiyorsam yenilmeyeyim" felsefesi kokan bir ekip ile sahadaydı Trabzonspor.

Geride kalan 4 haftada 3 mağlubiyet alan Trabzonspor'da "mağlup olunan maçlar beraberlik ile geçilmiş olsaydı her şey farklı olabilirdi" diye düşünmüştü sanki Ersun hoca. Pek de haksız değil gibi!

Yeni transferlerden en flaş iki isim Onazi ve Castillo, bir de yeni tangocu Ibanez yedek başladılar maça. Bu karar ile Ersun hoca "Beyler alternatifsizlik hissi size yaramadı, bir aklınızı başınıza alın bakayım!" dedi bence. İyi de dedi. "Ne yaparsam yapayım ilk 11 çıkacağım zaten" düşüncesi oyuncuların rehavete kapılmasına neden olabilir ve bu da adaptasyon süreçlerini uzatabilir.

"Maç alan kaleci" olmaya o kadar alıştırdı ki Onur, sanki sıradanlaştırdı, hakkını vermeyi ihmal eder olduk sanki. O yüzden bence ilk yarının sonlarında yaptığı kritik kurtarış ile maçın yönünü 180 derece değiştiren kaptan Onur Kıvrak ile başlamak lazım söze. Kaptanın, bu gibi "puan getiren" kurtarışlarına hasret kalmıştı taraftarlar. Belki de o yine de kurtarıyordu da üstüne puanı koyamıyordu takım bilinmez! Ama öyle veya böyle önce o kurtardı, sonra da takım galibiyet ile taçlandırdı o kurtarışı.

Konyaspor bu ligin Osmanlıspor ve Başakşehir ile beraber şampiyonluk mazisi olan takımlar açısından en büyük 3 korkudan biri. Bu takımlar ile hele ki deplasmanda oynayan "büyük"ler sözlerinde 3 puan olsa da özlerinde "1 puan da iyi sonuç" derler. Diyorlar da!

Bu korkutan üçlüden biri olan Konyaspor'a maçın ikinci yarısı tüm devre öyle baskı yaşattı ki Trabzonspor, Konyaspor'u bir daha bu ligde 45 dakika boyunca bu kadar baskı yemiş halde kaç defa daha görürüz veya görür müyüz bilemiyorum. Fizik gücü ile o zemine rağmen sahada dik duran ve ligin en çok koşan takımlarından birisi olan Konyaspor'dan bile 3 kilometre daha fazla koşabilen Trabzonsporlu futbolcular özellikle de maçın ikinci yarısı tam bir "Ersun Yanal takımı" imajı çizdi.

Durica "Milli Savunma Bakanı" duruşu ile, Zeki Yavru düzgün ortaları ile, Yusuf Erdoğan da duygu yüklü gol sevinci ile maçtan geriye akılda kalan 3 isimdi benim açımdan.

Tüm bunlar ile beraber, "poker face" olarak bildiğimiz ve duygularını yüzüne yansıtmamak konusunda usta Aykut Kocaman'ın da maç esnasındaki yoğun mimikli tepkileri ve maç sonu demeçleri irdelenmeye değer! Konyaspor'un her takıma karşı alacağı mağlubiyetlerde de benzer saha kenarı tepkileri ve maç sonucu demeçleri göreceğiz demek ki kendisinden. Hakem Serkan Çınar'ın da "ne yapsam da tribünden sahaya birini atlatsam" çabası da keza öyle!

"Kocaman Çınar"dır Trabzonspor. Çınarların da en büyük 3 özelliği, uzun boyları, kalın yapıları ve bir de uzun ömürleridir.