İlker Tosun

Vizyonun Öz Evlat İllüzyonu

Trabzonspor bildiğiniz gibi, bildiğimiz gibi. Geçen seneden bu seneye değişen tek şey kulübün kurumsal dili ve idarecilerinin üslubu. An itibari ile değişim bundan ibaret !

Trabzonspor tarihinin en başarısız yönetimlerinden olan Hacıosmanoğlu yönetiminin ardından "vizyon" vaadi ile ortaya çıkan Usta yönetimi, bu şekilde davranmaya devam ederse önceki yönetimin yarım bıraktığı işi nihayete erdirecek gibi !

Hiçbir Trabzonspor yönetimine ve hatta belki de teknik adamına nasip olmamış bilinçli ve sabırlı geniş bir taraftar kitlesi desteğini yanına alan Usta ve Yanal "bu krediyi ne yaparız da çabucak tüketiriz acaba"nın dersini veriyor adeta.

Daha sezon başında Usta yönetimine güvendiğimizi, istedikleri destek ve sabrı göstereceğimizi söyledik. Sözümüzün de arkasındayız. İnanıyoruz, güveniyoruz ve de destekliyoruz. Bu inancı, bu güveni, bu desteği, herşeyden öte bu sabrı onlara sunarken bir uyarı ve bir de istekte bulunduk. Uyardık, "bu sabır bu camiada kimseye nasip olmaz, bunda önceki yönetimin başarısızlıklarının payı büyük, bu sizin için avantaj ama bu size rehavet sağlamasın" dedik. İstedik, "yeniden yapılanmanızın yanınızdayız yeter ki bize bir yeni koyun ortaya, eskilerden yeni yaratmayın" dedik.

Gelelim bugünün Trabzonspor'unun durumuna. Yönetim, "vizyon" derken Avni Aker'in zeminini o halde bırakacak ve bırakırken de takımı başka sahada oynatacak çözümü üretemeyecek kadar sahadan uzak bir tutum sergiliyor. Ersun hoca ise "yeniden yapılanıyoruz" diyerek yeni transferleri oynatmayarak veya oynatamayarak kredisi tükenmiş "öz evlat" futbolculardan şahlanışın mimarı olmasını bekliyor. Devrimci hoca olarak tanıdığımız Ersun hocanın bu muhafazakar düşünceye kapılışı şaşırtıcı. "Şehirde çok vakit geçirmiyor" diye eleştirilen Ersun hoca, bu eleştirilerin önünü "öz evlat" oynatarak kesme düşüncesinde zannedersem !

Trabzonspor değişmediği için bizlerin de sözleri çok değişemiyor. Yine tekrar edelim, başkanı da yönetimi de hocayı da seviyor, onlara güveniyoruz. Yöneticilerin iş hayatlarında elde ettikleri yönetim başarısı, 2010'un mimarı Ersun Yanal'ın da teknik direktörlük düzeyi ortada. Ekonomiyi toparlayacaz derken saha içi haddinden fazla ıskalandı zannedersem.

Biraz konsantrasyon. Tren kaçmadan !