Gökmen Özdemir

Kaç çeşit Galatasaraylı var?

Cumartesi günü Galatasaray’da ciddi anlamda ‘olmak ya da olmamak’ kongresi var. Riva ve Florya’nın verilip verilmemesi değil konu; konu gerçekten bir projeyi yapıp yapmamak aslında..

Geçen yazımda belirttiğim ‘istemezükçüler’le, ‘yeter artıkçılar’ kozlarını paylaşacak! İşin özü bu ama Galatasaray içerisinde öyle ayrı parçalar var ki, aslında sorun da burada ortaya çıkıyor.

Gelin benim tespit edebildiğim parçalara bakalım..

Ne olursa olsun, kim olursa olsun istemeyizciler: Bunlar hayatlarından çok memnunlar. Kulüp batmış, çıkmış umurlarında değil. Ucuz çay börek, beleş bilet, kulüp içerisinde onlara bilgi akışı sağlayabilecek birkaç çalışan (maaş alan) arkadaş yeter onlara..

İsteriz ama ‘biz’ yaparsakçılar: Onlar için projenin ne olduğu önemli değil. Kimin yaptığı önemli. Onlar ya da yakın arkadaşları yaparsa varlar, yoksa tüm projeler tu-kaka!

‘Ben ne kazanırımcılar’: Bunlar için projenin iyiliği, kötülüğü, kulübe katkısı değil; kendi cebine ne gibi katkısı var o önemli. Neresinden tutabilirim, ne indirebilirim, tüm mevzu bu. Sayıları hiç de az değil. Hatta kulüpte stratejik noktaları tutanlar bile var.

Duayenciler, efsaneciler: Onların ne düşündüğünün ne gördüğünün önemi yok. Onlara ağabeyler, duayenler, Galatasaray efsaneleri ne söyleyecek? Ne işaret gelecek. Onu bekliyorlar. Sayıları her geçen gün azalıyor. Bu sevindirici. İnan Kıraç efsanesi böyle doğmuştu. Ama galiba o devir çoktan kapandı!

Reklamcılar, şekilciler: Sadece konuşurlar, hiçbir iş yapmazlar. Kongrelere yakın dönemde hortlarlar. Gazetelerde televizyonlarda görünsünler yeter! Etraflarında üç-beş insan dolaşır hep! Padişahım çok yaşa ekibidir onlar. Peşreve varlar ama iş güreşe gelince ‘aman abi ben almayayım’ moduna geçerler.

Değişimciler: Bu köhne yapıyı kökünden değiştirmek isteyenler. Sağda solda konuşurlar ama birlik olamazlar. Sayıları az değil ama bir lider bulamadılar. Onların iyi bir organizasyona ihtiyaçları var. Yoksa kuru gürültü yapmaktan, kongreler öncesi ‘mail listler’, ‘whatsapp grupları’ kurmaktan öteye geçemezler.

Yarın ne mi olur? Şu an için yüzde 80’e yüzde 20 projeler onay alacak gibi duruyor. Yine de beklemekte fayda var. Galatasaray her zaman ‘bir komisyon kuralım, ona havale edelimciler’ vardır. Onlar kim midir? Hayatları boyunca her zaman kaybedenlerdir!

Taraftar ne mi düşünüyor? Sizce bu genel kurul yapısının bunu düşünmesi mümkün mü? Bence cevap belli: Hayır!