Gökmen Özdemir

Podolski-Sneijder birlikte zor!

Geçen hafta Galatasaray Gençlerbirliği’ni deplasmanda 1-0 yenerken bir yazı yazıp “Riekerink oyuna müdahale edemiyor. Testi kırılmadan uyarayım” demiştim. Trabzon maçında Galatasaray yenildi diye ‘testi kırıldı’ demek ayıp olur ama bu mağlubiyeti ‘Fantoman’nın birinci ihtarı’ olarak görmek lazım.

Galatasaray iyi değil. Özellikle Podolski ve Sneijder beraber oynadıklarında defansif kurgu büyük zarar görüyor, otomatik olarak bu durum da ofansa yansıyor. Podolski’nin hazır olmadığı açık. Sneijder iki sezondur performansının çok altında. Bir de Ersun Yanal orta alanı kalabalık tutup Galatasaray’ın boşluk bulmasını engelleyince iyice düştü bu ikili oyundan.

Jan Olde Riekerink’in tek taktiği ‘topu Bruma’ya verin, o herkesi geçsin; ya asist yapsınya gol atsın’a bağlanıyor böyle olunca. Hollandalı hoca da elindeki futbolcuları adil kullanamıyor bence. Linnes sağ bekte Cavanda ve Sabri’den daha ‘büyük takım beki.’ Linnes’in ofansı çok çok iyi. Ama sen onun önünde geriye hiç yardım etmeyen futbolcu oynatırsan Norveçli ne yapsın? Eğer Cavanda ve Sabri bu kadar şans buluyorsa Linnes de en az iki üç maç oynayacak şansı bulmalı.

Mesela Podolski’yi çıkarmamak, hatta onla maça başlamak; De Jong’u oyuna atmak, Josue oyuna girerken takım kurgusunu bozmak anlamakta zorluk çektiğim konular.

Galatasaray’ın çok ofansif oyuncuyla oynaması çok gol atacağı çok pozisyon bulacağı anlamına gelmiyor. Trabzon maçı güzel bir örnek oldu. Şu maçtan aklınızda kalan kaç pozisyonu var. Riekerink’in “Trabzon ilk golü yiyince sıkıntı yaşıyor” diyerek perşembeden ‘atıp bitireceğim’ diye hazırlandığı maç, Galatasaray’ın atamadan yediği bir 90 dakikaya dönüştü. Bruma, Sneijder, Podolski üçlüsü ikili orta saha Selçuk-Tolga’nın etkisini azaltıyor. Kolay geçilen bir orta saha kurgusu…

Trabzon çok iyi hazırlandığı maçı sezon başından bu yana geçirdiği şanssız periyoda nazire yaparcasına tek atak tek golle kazandı. 7 maçta 7 puandan fazlasını hak etmişlerdi. Kazanacakları maçları kaybettiler, bu da Riekerink’te ve Galatasaray’da ‘kolay maç’ algısı yarattı. Ama her zaman gördüğüne inanmayacaksın. Aldanabiliyorsun. Yazmadan geçmeyeyim; Mehmet Ekici çok iyi oynadı. Defansif bir yapısı yok ama takımının sahada her anlamda beyniydi. Çok beğendim. Hem takımı kapanırken hem de kaptığı toplarla çıkmaya çalışırken akıllıyı.

Son olarak TT Arena zor bir stat. Futbolcu olarak oynamak çok zor, taraftar olarak da ulaşmak… Tribünler Galatasaray avantajlıyken rakiplerine kabus oluyor ama tersi durumlarda da Galatasaray’a. Çok negatif, maçı izlemeden, sipariş üzerine futbol oynanmasını isteyen bir taraftar profili var. Yeni modern statların en büyük sıkıntısı bu. Biraz taraftar bu durumdan kurtulacak, biraz da futbolcular bu baskıyla oynamaya alışacaklar. Başka bir seçenek yok gibi..