İlker Tosun

Diriliş Trabzon

Hikayesi olan bir galibiyete ihtiyacı vardı Trabzonspor'un.

Geride kalan 7 haftada 7 puan toplayabilmiş, kimi zaman şanssız mağlubiyet almış kimi zaman ilk golü yer yemez adına yakışmayacak amatörlükte çözülmeler yaşayarak farklı mağlubiyetler almış bir Trabzonspor vardı maç öncesinde.

Bu saha sonuçları neticesinde özgüveni yok seviyesine inmiş oyuncu topluluğunun yeniden ayağa kalkması için olabilecek en iyi 3'lü senaryo deplasmanda gelecek bir derbi galibiyetiydi. Fikstür o 3'lü senaryonun 2'sini sundu Trabzonspor'a. "Buyur sana deplasmanda derbi maçı" dedi. İşte deplasman, işte derbi. Galibiyet de sana kalmış artık !

Geçtiğimiz sezonu yani en yakın geçmişi kıstas olarak alacak olursak olabilecek en hikayesi olan maçtı Galatasaray ile yapılacak maç. Ligin ilk yarısındaki Galatasaray maçında Cüneyt Çakır eliyle sportif olarak önü kesilişin kıvılcımını çakan "sistem", ikinci yarıdaki Galatasaray maçında da Deniz Ateş Bitnel eliyle de sportif operasyona psikolojik boyut da katmış oldu.

Maç öncesinde maçın kuşkusuz favorisiydi Galatasaray. Yoğun bir hücum gücü olan, ilk golü yer yemez oyundan kopan rakibinin bu zaafından faydalanmak adına erken gol ile maçı koparmayı hedeflemişti zannedersem Riekerink. Ama bu planda es geçtiği bir nokta vardı sanki. Gol gelmedikçe gole yönelik hamle şansı bırakmamıştı kendisine. İlk 11 çıkan oyuncular atarsa atar, kulübeden girip skoru değiştirebilecek bir tehdit bırakmamıştı. Ve nitekim de öyle oldu.

Trabzonspor açısından bakacak olursak kaptan Onur Kıvrak ve önündeki Durica - Uğur ikilisi maçın yıldızlarıydı. Kaptan Onur eskileri hatırlatan müthiş estetik kurtarışları, Durica ve Uğur ise özellikle hava toplarına geçit vermeyişiyle yıldızlaştırlar. Maç tam "Castillo'nun istediği kıvama" geldi ki o şanssız sakatlığı yaşadı. Yaşamasa belki bir diğer yıldız olarak onu da sayacaktık.

Özetle Trabzonspor'un ciddi sorunları hala devam etmekte, haftaya yenilmeyeceğinin garantisi yok ancak bu galibiyet tam anlamıyla "ilaç" oldu.

Bir son söz de Galatasaray'a gönül veren dostlarımızın bir kısmına olsun. Yedi kişi kalan takıma karşı "oley" çekmek, sportif anlamda zor günler geçirdiği için tabloda aşağılarda kalan rakibine "Trabzon kümeye" diye bağırmak doğru bir davranış değil. Herkesin yaşayabileceği sorunları yaşamakta ancak büyüklüğünden ve tarihinden hiç birşey kaybetmemektedir Trabzonspor.

Ne güzel sözdür ;

"Fıtrat değişir sanma bu kan yine o kandır"