Gökmen Özdemir

Galatasaray’da problem büyük

‘Galatasaraylı futbolcu’ tanımı son iki sezondur öyle bir noktaya geldi ya da getirildi ki biraz iyi oynayan, biraz kıpırdayan için “İşte o, tamam oldu” diyor sarı-kırmızılı taraftarlar. Herkes büyük takım futbolcusu olamaz. Herkes büyük takım forması giyemez.

Adana’da Galatasaray’a baktığınızda, uğranan futbol erozyonu sonrası sarı-kırmızılı takımda bir büyük takımda oynayamayacak çokça futbolcu görebilirdiniz. İnanılmaz hatalar, vurdumduymazlıklar, sorumluluk almamalar öyle bir boyuttaydı ki aldıkları 3 puan için ‘şans’ demek yanlış olmaz.

Kurtarıcı olarak sahaya Sinan Gümüş’ü atmak, hala sağ bekte Sabri’den medet ummak, Yasin’den mucize yaratmasını beklemek, sahada yürüyecek hali olmayan Podolski’yi 10.5 numara olarak 83 dakika takımda tutmak… Saymakla bitmez… Bütün bunlara rağmen Galatasaray kazanıyorsa bunu Adanaspor’un kötü takım olmasına çok rahat bağlayabiliriz… İyi ve sağlam bir takım bu Galatasaray’a yenilmezdi.

Pas organizasyonunda rekor kırmak, 90 dakikada yüzde 89 isabetle 606 pas yapmak kağıt üzerinde “süper” olarak yorumlanabilir ama bu sadece kendini kandırmak olur. Galatasaray iyi değil. Etkin değil. Olgun değil. Güçlü değil. Bir tek Bruma ile rakiplerini tehdit edebiliyor. Sadece A planı olan, B, C, D şıkları olmayan bir büyük takım şampiyon olamaz. Maç kazanır ama sezonu kazanamaz.

Galatasaray üst üste oynayacağı Başakşehir ve Fenerbahçe maçları öncesi ‘ışık’ vermiyor. Ya da şöyle yazayım; sadece Bruma’nın maharetleri bu iki maça yetmez. Galatasaray taraftarları takımlarını ligin en zayıf takımlarından biri Adanaspor’a karşı bile arkalarına rahatça yaslanıp seyredemiyorlarsa problem büyük demektir.

Bruma mükemmel bir gol attı. Galatasaray’ın iyi tek futbolcusuydu. Belki de Galatasaray’ın tek iyi yanıydı. Koskoca 90 dakikada sahadaki tüm futbolcular içerisinde izlenebilecek tek isimdi. Böyle eleştirel yazının içinde hakkını yemeyelim…