Hande Yakar

Fark Var

Bu akşam sonunda sahada farklı bir Fenerbahçe izledik, ayağına top geldiğinde bacakları titremeyen ve kendine inanan bir takım.

Bu oyunu izlemek için sabırsızlanan taraftara bir hediye verdi Fenerbahçe.

"Bize inanın, güvenin" dediler bir nevi.

Ligde pes etmediklerini, mücadelenin içinde kalacaklarını asıl bu hafta ispatladılar.

Verilen penaltı ve rakibin 10 kişi kalmasından sonra maçın ibresi oldukça değişti ama ligin başındaki Fenerbahçe olsa 1-0 öne geçtikten sonra kapanır ve muhtemelen ileriye çıkma konusunda tedirgin olurdu.

Taraftar da korku ve tedirginlik içinde takip ederdi.

Bu akşam sonunda başka bir senaryo vardı.

Gol isteyen Skrtel, arzusu ile beklenen ateşi yaktı.

Lens'in sakatlıktan kurtulması ve formasına kavuşmasının etkisinin de tartışılmaz olduğunu düşünüyorum.

Takıma mücadele ve kazanma isteği dopingleyen, maça seyir zevkini veren adam Lens'in oyununu golle taçlandırması da futbolun güzelliği oldu.

Aatif Chahechouhe ise "Ben de bu takımın bir parçasıyım" mesajını verdi.

Robin van Persie'nin de kalitesini göstermeye ve yeniden dirilmeye başladığı görmezden gelinmemeli.

Asist ve gol katkısı ile takımda yüz güldürüyor.

Çubuklu ruhu geri gelsin istiyorduk taraftarlar olarak, sanırım o kayıp ruh yavaş yavaş Kadıköy'e geri geliyor.

En azından artık umutsuzluk ve vazgeçmişlik hissi uzaklaşıyor diyebilirim.