Gökmen Özdemir

Bey çok, beyin yok!

Kısaca; Galatasaray’ın ‘bey’e değil ‘beyin’e ihtiyacı var. Rakip takım analizi yapabilen, takımından hangi dakikada nasıl verim alacağını bilen, elindeki futbolcuları kullanabilen bir beyine ihtiyacı var. Bey ya da beyefendi olmak ‘iyi bir teknik direktör’ olmanızı sağlamıyor.

Jan Olde Riekerink saygıdeğer bir kişilik. Sempatik bir insan. Güzel mesajlar veriyor. Saha dışındaki dersine iyi çalışıyor. Ama o kadar. Haftalardır burada yazıyorum, “Galatasaray iyi değil, Galatasaray etkili değil, Riekerink önlem almalı” diyorum. Görünen o ki aynı hataları yapmak Galatasaray Teknik Direktörü Jan Olde Riekerink için bir alışkanlık.

Başakşehir çok iyi bir takım. Saha paylaşımını mükemmel yapıyorlar. Silahlarını nasıl kullanacaklarını çok iyi biliyorlar. Derslerine iyi çalışıyorlar. Eldeki malzemeden Abdullah Avcı sınırlarını zorlayan bir takım yaratmış. Kadro mühendisliğini süper yapmış.

Fiyatına göre, evet fiyatına ve bütçesine göre, her bölge için boy boy, çeşit çeşit futbolcuları var. Çünkü takımı futbolu bilenler, bu işe emek sarf edenler yapıyor.

Çünkü Başakşehir’de Galatasaray gibi “Oğlum youtube’da futbolcu beğendi. Bir de buna bakalım” diyenler yok.

Çünkü Başakşehir’de Galatasaray gibi “Ben aldım. 4.5 milyon Euro verdim” diyen yok.

Çünkü Başakşehir’de Galatasaray gibi olmayacak futbolculara, olmayacak paralar verenler, büyük takımda oynayamayacak futbolculara 4-5 senelik sözleşmeler imzalatan yöneticiler; imza atmadan önce taraftar liderlerine haber veren “Abi imzalamaya gidiyorum” diyen futbolcular yok!

Sahanda önce Trabzon’a sonra Başakşehir’e yeniliyorsan şampiyon olamazsın.

Kalecin iki maçta orta sahada çalım atıyor diye ona kulüp olarak klip yapıyorsan, ceza sahası dışında vuracağı topu çalımla geçiştirmeye çalışırken topu kaptırıp faul yapıyorsa ve o faul gol oluyorsa Muslera’ya bir şey diyemezsin. Çünkü daha önce demen gerekirdi. Bugün maçtan sonra değil!

İşte bütün bunlar yüzünden Galatasaray’ın bir kibar, naif bir ‘bey’e değil düşünen, gören, planlayan ve uygulayan bir beyine ihtiyacı var. Bu bazen yönetim katında, bazen saha kenarında, bazen saha içinde olur. Üçünde ikisi olunca şampiyon; üçünden üçü olunca büyük takım oluyorsun.

Yönetimde kulübü sürükleyecek bir beyin yok, saha kenarında yok, saha içinde yok! Ama bey çok!