İlker Tosun

Gizleme Ekibi

Trabzonspor 3 yıl boyunca madden ve manen o kadar kötü yönetildi ki kimse zaten bu takımın kısa sürede o 3 yılı yaşamamışçasına bir ivme yakalamasını beklemedi. Ancak kimse o geride kalan 3 yıla rağmen “gelen gideni aratır” demeyi de beklememişti. Az kaldı. Şaşkınız...

Öyle bir 3 yıllık mazi bırakmıştı ki önceki yönetim, devralan için lütuftu adeta. Çünkü gidişattan öyle endişeliydi ki camia, ona “tünelin sonunda ışık var” diyene tüm toleransını tüm sabrını sunmaya hazırdı. Sundu da. Peki ne oldu ? Bu sabrı ve toleransı hissedenler rehavete kapıldı ve hesap vermek durumunda kaldıkları her an o 3 yılı işaret ederek bir şekil sıyrıldılar, “cambaza bak” yaptılar.

Trabzonspor’da yaşanan problemler artık futbolun teknik taktik veya moral yönüyle açıklanabilecek veya çözümlenebilecek problemler değil. Trabzonspor camiası ve taraftarı sistematik bir şekilde uyuşturuldu adeta, takımla taraftar arasındaki bağ açılarak taraftarlara bir boşvermişlik aşılandı ve kulüp tabiri caizse “çiftlik” kıvamına geldi. Şöyle ki , ortada ciddi anlamda bir transfer başarısızlığı var. Peki kim bu başarısızlığın sorumlusu ? Cevap yok.

İşte Trabzonspor’un adım adım yok oluşa ilerleyişinin sırrı da burada. Trabzonspor’da sorular doğru sorulamıyor, kaza bela dile getirilen sorular da cevap bulamıyor, insanların soruları cevapsız bırakabilme cesareti cezalandırılmıyor. Özetle Trabzonspor’da kimse hesap ödemiyor!

Trabzonspor’da herkes işgal ettiği koltuktan memnun, herkes aldığı maaştan memnun, herkes kulüp kesesinden seyahat etmekten memnun ve en acısı herkesin vicdanı rahat. Nereden mi bilmiyorum ? “50. yılda hedef kümede kalmak” sloganımız olacak kadar kötü hale geldik ve herkes olduğu yerde. Demek ki vicdanlar rahat demek ki ortada bizlerin gördüğü kadar başarısızlık yok, demek ki transferler çok iyi.

Trabzonspor değil kendi tarihinin, belki de bir futbol takımının geçirip geçirebileceği en verimsiz en başarısız transfer dönemine imza attı. Alınan oyuncuların birçoğu kadroya giremiyor, değil kadroya girmek “belki birşey yapar” ümidiyle sahaya sürülemeyecek kadar ümitsiz durumda. Herşeyi geçtim Trabzonspor’un transferleri, yıllarca camiadan en ağır eleştirileri gören veya satılabilmesi için kapı kapı dolaştırılıp satılamayınca mecburen elde kalan, “bitti” denen oyuncuları bile kesemeyecek kadar kötü durumda. Peki nerede sorumlular ? Niye kimse çıkıp “ben yaptım” diyemiyor ? Niye susuyor Ersun hoca ? Biz Ersun hocanın kadro seçimlerinden veya oyuncu değişiklikleri üzerinden verdiği mesajlar aracılığı ile şifre çözmek zorunda mıyız ? Neden şeffaf değil Trabzonspor ? Kim izledi bu futbolcuları ? Cevap yok. Hiçbirimiz bilmiyoruz. Sorunun cevabındaki kişi veya grup her kim veya kimler ise yine O veya onlar mı yapacak devre arası transferleri de ? Vah Trabzonspor’un haline!

“İzleme” denildi, Trabzonspor “gözleme” yapıldı afiyetle yenildi. Yemek bitti. Peki hesabı kim ödeyecek ?

Hiç mi güzel birşey yoktu Trabzonspor’un Ankara seyahatinden geriye kalan ? Vardı elbet. Başkanına rağmen Anıtkabir’i ziyaret eden yönetim kurulu ve taraftarın Anıtkabir’de açtığı şu müthiş pankart ;

“Mavi bir çubukluda güzel, bir de gözlerinde”