Burçin Badem

Scottie Daçka'yı ışınladı

Türk Hava Yolları Avrupa Ligi’nde Fenerbahçe’ye konuk olan Darüşşafaka Doğuş, Scottie Wilbekin’in fark yaratan oyunu ve Will Clyburn’ün başarılı performansıyla zorlu engeli aşmayı başardı. Teknik faul ve diskalifiyelerin bolca olduğu mücadeleyi 64-71 kazanan Daçka, böylece 7 galibiyete ulaşarak üst gruba bir adım daha yanaştı.

Fenerbahçe kolay skor üreten bir tempoyla maça başladı ve 2.5 dakika içinde 9 sayıya ulaştı. Darüşşafaka Doğuş panik yapmadı, kötü alışkanlığı garip zorlamalardan uzak, tempoyu koruyucu, sabırla hücumda doğru pas, doğru atışı bulma yolunda pozitif konsantreyle durumu toparladılar. Maç dengeye geldi ve ilk çeyrek 18-20 sona erdi.

İkinci çeyreğin başlamasıyla Fenerbahçe seyircisi baskısını artırdı. Takımı iten bir gerilim kurmaya başladı. Fenerbahçe de 4 dakikada 10 sayı üretti. Ev sahibi salonda rüzgârı tam ardına aldığı anda (16. dakika) Bobby Dixon’un Scottie Wilbekin ile tartışıp üstüne bir de kafa atması sonrasında ortalık karıştı. Tabii ki tüm karmaşalardaki başrol oyuncusu Jan Vesely arkadaşlarının rol çalmasını istemedi ve o da duruma müdahil oldu. Sonuç olarak bence direkt atılması gereken Dixon’un anlamsızca büyüttüğü tartışma Fenerbahçe’nin konsantresini bozdu. Bu arada Adrien Moerman tartışma anında da sahada 6. kişi olduğu gerekçesiyle diskalifiye oldu (ki bence bu da yanlış karar). Bir hakem üçlüsünün görüntüleri tekrar izleyip bu kadar yanlış kararlar vermesi de tarihe geçer herhalde… Sonuç olarak 3 teknik faul, 2 sportmenlik dışı faul ve bir diskalifiye ile ortaya karışık bir şeyler yapan hakem üçlüsü maçın kontrolünü o anda kaybetti.

Hakem değilim ama biraz basketboldan anladığıma inanıyorum. Bence olması gerekenler:

1. Bobby Dixon, sportmenlik dışı faul + diskalifiye,
2. Scottie Wilbekin, sportmenlik dışı faul + teknik faul,
3. Jan Vesely, teknik faul,
4. James Anderson, diskalifiye (Adrien hakem tarafından oyuna çağrılmıştı, atılması gereken James Anderson olmalıydı).

İlk yarı garip gerilim ve kararların getirdiği şaşkınlıkla sona erdi. Bu şaşkınlıktan negatif etkilenen taraf net olarak ev sahibi Fenerbahçe oldu.



NE YAPTIN VESELY

İkinci yarı başından itibaren Daçka konsantresini koruyan taraf oldu. Savunmada her topu zorlaştıran baskıyı iyi uyguladılar. Bu arada Jan Vesely hangi akla hizmet bilmediğimiz bir hareket yaptı. Hücum ribaundu pozisyonunda kimse ona değmiyorken büyük bir darbe almış gibi kendini yere attı. Hakem de haklı olarak ona ikinci teknik faulü çaldı ve diskalifiye etti. Üstüne bir de coachunu da yakacak şekilde itiraz etmeye başladı; hakeme “kameradan bak” diye anlamsız bir istekte bulundu. Birincisi kurala göre böyle pozisyonlarda kameraya bakılmaz. İkincisi kural izin verse bakılsa ona direkt diskalifiye verilse yetmez. Çünkü sadece hakemi değil tüm salonu ve en başta kendi antrenörünü aldatmaya yönelik bu hareketin cezası başka olmaz herhalde... Bu davranışın nedenini gerçekten anlayamıyorum. Obradovic itirazlarına devam etse kendisi de teknik faul alacaktı. Delioğlan’ın yaptığı oyuncusuna güvenen seyircileri galeyana getirmekten başka bir şey değil. Kendini kaybeden biri sahaya bir şey atsa takıma ekstra ceza gelebilirdi. Daha önceki maçlarda da olayları başlatan ya da büyüten olması ona ve takımına zarar veriyor. Nasıl bunun farkında değil!

Bu arada sanırım ilk kez Euroleague maçında yabancı bir hakeme ismiyle koro halinde İngilizce küfredildi.

KOSTAS’IN DİRENCİ YETMEDİ

Üçüncü çeyrekte Kostas Sloukas’ın gayreti tempoyu yükseltme çabası ile skorda bir eşitlik olmasına rağmen kontrol hala Darüşşafaka Doğuş lehine gözüküyordu. Savunmada rakibi zorlayan konuk ekipti. Zor atışların kaçması an meselesiydi. Kostas potaya kişisel çabalarıyla gidiyordu. Ama kontrollü bir organizasyondan uzaklardı. Darüşşafaka ise nispeten daha doğru atışlar yapıyor ama isabet sağlayamıyordu. Böylece 3. çeyrek 13-13 ile 48-50 sonuçlandı.

IŞINLAMA TAMAM

Son çeyrek beklenen oldu. Daçka’da gerilimden etkilenmediği belli olan Scottie’nin uzak mesafeden ışınladığı 2 üçlük ile ürettiği son çeyrekteki 10 sayı ve ona ayak uyduran Clyburn ile maçı kazanan Darüşşafaa Doğuş oldu. 1-2 önemli detaya değinmeden bitirmeyeyim. Bu akşam Semih Erden ve Furkan Aldemir’in savunmadaki katkıları çok önemliydi. Ortaya yapılan her penetreyi ısrarla savundular. Rakamlara yansımayan yardımlarındaki bozuk atışların ribaunduna herkes destek oldu. David Blatt, Spor Toto Basketbol Ligi’nde Fenerbahçe’ye karşı oynadıkları maçta zaman zaman kontrolü kaybetmişti. Bu karşılaşmadaki gerilim daha fazla olmasına rağmen oldukça sakin kaldı. Zamansız biçimde önemli bir oyuncu kaybetmesine rağmen takımını dik tutmayı başardı. Galibiyeti getiren faktör savaşan ve sabırla direnen bir takımın 4 çeyrek boyunca sahada kalmasıydı.