Burçin Badem

Azap yokuşu

Anadolu Efes, Real Madrid karşılaşması "Azap Yokuşunda Kamyon İtmek" gibi oldu. Kan ter içinde ittiğin kamyon tam yürüyecek sanırken daha fazla geri kaydı…

Yıldız takım seviyesinde birçok hatanın yapıldığı koskoca Turkish Airlines Euroleague karşılaşmasında Anadolu Efes, Real Madrid’i yenmeyi başaramadı. Real Madrid farklı kaybettiği maçlardan bile kötü oynadığı bir karşılaşmayı Anadolu Efes’in özellikle hücumda saçma sapan yaptığı top kayıpları nedeniyle kazandı. Real Madrid aleyhine olabilecek tüm doğru kararların çalındığı hakemlerin tüm çirkinleşmelerin cezasını verdiği maçta Anadolu Efes doğruları yapmayı beceremedi.

Sergio Llull’suz Real Madrid’in bu maçtaki değiştireni, Avrupa’nın son 20 yılda yetiştirdiği en büyük yıldız olarak gördüğüm Luka Doncic oldu. Luka’yı ilk kez 2 sene önce Barcelona’daki Gelecek Nesil Turnuvası’nda seyrettiğimde de yazmıştım. Luka Doncic, Toni Kukoc’dan beri Avrupa’dan Dünya basketboluna gelmiş en büyük armağandır. Şu anda 17 yaşındaki Sloven asıllı basketbolcu sadece 23 dakikada 4/6 iki sayı, ¾ üç sayı, 9 asist, 5 ribaunt, 1 top kaybı ile 31 performans puanına ulaştı. Maçın son 2 dakikasında da sazı eline alan oyuncu resmen Anadolu Efes’in içinden geçti ve maçı alıp gitti.

Anadolu Efes’in takım kimyası, liderlik sorunları, basketbol zekasının o andaki bireysel performansa bağlı olması bu tür maçları kaybetmesine neden olmaya devam edecek…

Bu karşılaşmadan çok, Anadolu Efes hakkında yazılacak daha geniş kapsamlı bir yazı düşüncelerimi aktarmama yardımcı olacaktır. Bu gecedeki ikinci maçımızı seyredip Anadolu Efes dosyamı 2017’ye bırakıyorum…