Sosyal Medya

Yusuf, Abdülkadir ve Olcay

Yazarımız İlker Tosun, Beşiktaş - Trabzonspor maçının ardından bordo - mavili ekipteki son durumu ve genç yıldızları yazdı ...

Trabzonspor ile ilgili yeni bir söylem geliştirmekte güçlük çektiğimiz bir dönemden geçiyoruz.

Hala Trabzonspor’un büyük defansif zaafiyetleri var, hala Trabzonspor İstanbul deplasmanlarından yenilgisiz ayrılıyor ve ne tuhaftır hala Trabzonspor liderin çok uzağında.

Hal böyle olunca Trabzonspor üzerine yeni yeni söylemler geliştirmek pek de mümkün olmuyor. Kaldı ki takımın hocası Ersun Yanal geride kalan onca zamana rağmen hala “gelişmekte olan bir takımız” diyebiliyor iken Trabzonspor’u yorumlayan bizlerin çok da duyulmamış şeyler söylemesi kolay değil.

Geride bıraktığımız haftayı sadece birkaç isim üzerinden yorumlamak daha cazip geliyor açıkçası.

Bunlardan birincisi Yusuf Yazıcı.. Öncelikle şunu belirteyim, Yusuf Yazıcı’nın da performans düşüklüğü yaşamaya ve Ersun Yanal’ın da onu yedek bırakmaya hakkı vardır. Ancak Alanyaspor maçından sonra hafta boyu yapılan “fatura kesme” temalı haberlerin sonucunda ben Ersun hocanın yerinde olsam Yusuf’u yedek bırakacağım varsa da bırakmazdım. Yusuf şu an belki de Alanya maçında yaşanan rezaletin
sorumlusu olarak kendisini görüyordur. 20 yaşındaki bir oyuncuya bu derece ağır sorumluluk yüklemeyi doğru bulmuyorum. Ersun hocayı, Yusuf’un rehabilitasyonu konusunda hassasiyete davet ediyorum.

İkinci konu Abdulkadir Ömür.. Onu çok seven bizler dahi ilk 11’de görünce endişelendik biraz açıkçası. Türkiye’de rakip oyuncular için en zorlayıcı stadlardan birinde ve Türkiye’nin en iyi ve çok tecrübeli sol bekinin karşısında oynayacaktı. Ancak Abdulkadir bir sınavdan daha başarı ile geçti ve hem stadın baskısını kırdı hem de karşısındaki rakibini hem futboluyla hem de psikolojisiyle alt etmeyi başardı. Hem de daha 5 gün önce Leipzig’in dünyaca ünlü genç yıldızı Werner baskıya dayanamayıp maçı 32. Dakikada terk etmişken Abdulkadir’in bu hali daha bi anlam kazandı..

Üçüncü konu ise Olcay Şahan.. Geliş sürecinde ben de dahil olmak üzere herkesin kafasında soru işareti vardı. Klasik anlamda bir “İstanbul’da tutunamayan futbolcu” korkusu yaratmıştı bazılarımızda. Ancak Olcay hem sporcu kimliği ile hem de takım içindeki pozitif “abi” figürü ile kulübün önemli bir unsuru
haline gelmiştir. Beşiktaş’tan geliş sürecinde ayrılık yaşadığı kulüp ve eski takım arkadaşlarıyla kurduğu ilişkiler onun aslında ne derece sadakati yüksek bir sporcu olduğunun göstergesiydi. Ve bu haftaki o enstantane ile de bu yönünü bir kez daha kanıtlamış oldu Olcay. Golden sonraki mimikleri ve Beşiktaş taraftarının onu alkışlayışının birleştiği an bence şimdiden bu sezonun en güzel enstantanesi olmaya en kuvetli aday sahne olarak tarihe geçti. Bu hareketinden dolayı Olcay’a kızan Trabzonspor’lu dostlarımız şuna emin olsunlar ki yarın öbür gün Olcay Trabzonspor’dan ayrılıp bir gün Trabzonspor’a gol atarsa, o attığı golden sonra da yine anca bu kadar sevinecektir .

Zorlu bir fikstürün ardından 7. Hafta itibari ile liderin 10 puan gerisinde kalan, her maç gol yiyen, her maç da en az 2 gol atabilmiş, en zor 3 deplasmandan yenilgisiz dönen ama evinde bile 3-0’dan maç verebilen sürprizlerle dolu bir takım var elimizde.

Bu Trabzonspor için uzun vadeli sağlıklı yorum yapabilmek çok güç. Belki şunu diyebilirim, defans biraz toparlansa, bu hücum gücü bu takımı üst sıralara rahatça taşıyacaktır.

Benzer Haberler

BENZER HABERLER